Untitled Document
Turkish (TR)Romanian (RO)
FacebookTwitter
Romanya ihale bilgileri için linkler:

TUR-GO

Romanya, vergi kaçırma ve para aklamayla mücadele de dahil olmak üzere mali ve hukuk reformlarında Moldova'ya destek vererek, ülkenin AB yolunda ilerlemesine destek veriyor.

İki ülke geçtiğimiz ay mali suçların etkin biçimde tespitini amaçlayan iki yıllık bir eylem planına imza attı ve ortak sınırlardaki gümrük işlemlerini ortaklaşa denetleyecek. Ayrıca Moldovalı uzmanlar Romanya'nın AB fonlarını denetleme konusundaki tecrübelerinden de faydalanacak.
Moldova Sayıştay sözcüsü Violeta Balan verdiği demeçte, "Romanya sayıştay mahkemesi özel eğitim merkezleri sayesinde denetleme uzmanlarının eğitiminde daha fazla deneyime sahip. Eylem planında, Romanya'daki merkezlerde ortak eğitimler düzenlenmesi öngörülüyor." şeklinde konuştu.

"Moldova'nın topluluğa girme isteği bağlamında, her iki ülkenin sayıştayları AB fonları, hibeleri ve dış krediler konusunda deneyim alışverişinde bulunacak. Romanya'nın tecrübeleri eğitimi kolaylaştırarak Moldovalı denetçilere yol gösterecektir," diye ekleyen Balan, iki kurumun uluslararası standartları daha iyi yerine getirebilmek için tecrübe alışverişi ve işbirliğinde bulunacağına işaret etti.

Moldova makamlarının, AB üyeliğinin diğer bir önkoşulu olarak hukuk sisteminde de reform yapması gerekiyor. Bu konuda Romanya Adalet Bakanı Robert Cazanciuc'in önerisi üzerine Romanya ve Moldova adalet bakanlıkları bir tartışma zemini yaratmak amacıyla ortak bir adalet forumu düzenleyecek.

Yılda iki kez düzenlenecek forumların ilki 2014 yılı başında gerçekleştirilecek.
Romanya Adalet Bakanlığı'ndan açıklamaya göre, "Bu forum mesleki tecrübelerin karşılıklı olarak geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesini amaçlıyor."
Açıklama şöyle devam ediyor: "Bu öneri, Moldova ile işbirliğinin pekiştirilmesi yönünde atılmış ilk adım değil. Geçen sene Adalet Bakanlığı, Moldova Adalet Bakanlığı'nın iç yargı çerçevesinin AB standartları ve tavsiyeleriyle daha iyi koordinasyonu için kurumsal kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan, 'Moldova Cumhuriyeti'nin Avrupa entegrasyonu için yargı alanında yardım' adlı bir projeyi uygulamaya koydu."
Cazanciuc gazetecilere verdiği demeçte, "Romanya etkin bir adalet sistemi olmadan diğer Avrupa ülkeleriyle eşit bir ortak olunamayacağını biliyor," dedi.
Bakan, "Romanya'da yolsuzluk ve organize suçlarla mücadele gibi alanlarda Avrupa genelinde iyi uygulamalar olarak takdir gören tecrübeler var. Birlikte güzel sonuçlar elde ederek, Avrupalı ortaklarımızın Avrupa'nın bu bölgesindeki bizlere güvenebileceklerini kanıtlayabiliriz." diye ekledi.
Haziran ayındaki Brüksel ziyaretinde Moldova Başbakanı Iurie Leanca, yargı reformlarını desteklemek ve İstikrar ve Ortaklık Anlaşması gibi gelecekteki anlaşmaları hayata geçirmek için Moldova'nın AB fonlarından 90 milyon avro alacağını söyledi.

Türkiye ve Romanya stratejik işbirligini ilerletme amaçlı bir eylem planı imzaladı

Bir dizi üstü düzey toplantıyi temel alan Türkiye ve Romanya, ikili bölgesel ve uluslararasi çıkarlar içeren çok sayıda stratejik işbirliğini ilerletme amaçlı bir eylem planı imzaladı.

Romanya Disişleri Bakanlığı'ndan işbirliği protokolü hakkında yapılan açıklamada, "Eylem planı çesitli faaliyet alanları üzerine yapılandırılmış ve siyaset, konsolosluk, askeri ve güvenlik, ekonomi, enerji, ulaştirma, içisleri, sıgınma ve göç, çevre, tarım, çalısma ve sosyal güvenlik, kültür, eğitim, medya, turizm, Avrupa işleri, bölgesel ve uluslararası işbirligi gibi ikili işbirligi içeren çesitli öneriler ve projeler içeriyor." ifadesi yer aldı.

Geniş tabanlı eylem planı, iki ülke arasinda 2011 yılında imzalanmiş olan stratejik ortaklık anlaşmasını, somut önerilerle destekleyerek geliştiren bir nitelige sahip.

Stratejik ortakliğın bel kemiğini ticaret ve yatırım oluşturuyor. AB dışı ülkeler arasında Türkiye, Romanya'nın 1 numarali ticaret ortağı konumunda yer alıyor. Romanya'da yaklaşık 13 bin Türk firmasi faaliyet gösteriyor ve 150 binden fazla insan çaliştıran bu şirketlerin ülkedeki toplam yatırımları 5 milyar avroyu geçiyor.

Merkezi Ankara'da bulunan TOBB Üniversitesi Balkan uzmanlarından Birgül Demirtas  verdiği demeçte, ilişkinin ekonomik boyutunun, iki ülkenin de ortak çıkarının bulundugu Balkanlar ve Karadeniz'de bariş, istikrar ve refahş artırmak için Avrupa Birligi ve NATO'ya baglı olan siyasi-güvenlik bileşenini destekledigini ileri sürdü.
"Türkiye Romanya'nin NATO üyeligine en üst düzeyde destek vermistir ve bu yüzden Romanya da Türkiye'nin AB katılım sürecinin sadık bir destekçisi olacaktır." diyen Demirtas söyle devam etti: "Onların yakın işbirliği, her iki ülkede füze savunma kalkanı kurulmasi açısından önemlidir ve iki ülkeyi birbirine yakinlaştıran bir konudur."
NATO'nun Akıllı Savunma Girişimi ve Balistik Füze Savunma sistemi kapsamında, Türkiye Malatya yakınlarında bir erken uyari radar sistemine ev sahipliği yapıyor ve yetkililere göre Romanya'da da 2018 yilına kadar antibalistik füze savunma unsurlarının konuşlandırılması planlanıyor.
Romanya, 2013 yılının ikinci yarisinda Türkiye, Bosna-Hersek (BiH), Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk, Sirbistan, Yunanistan, Hirvatistan, Moldova ve Karadag'i bir araya getiren Güneydogu Avrupa Isbirligi Süreci'nin (SEECP) baskanliğını devralmıştır.


Diş Ekonomik Ilişkiler Kurulu'nun Türk-Romen Iş Konseyi Başkanı Fatih Karamancı, Türk firmalarının Romanya'da faal olduğu başlıca sektörlerin sanayi, inşaat, bankacılık ve finans, tarım, ticaret ve turizmin yanı sıra medya ve cihaz sektörü olduğunu söyledi.
Karamancı, "Iki ülke arasinda hedeflenen 10 milyar dolarlik ticaret hacmi hedefine ulaşmak için yatırımcılara yönelik ürün ve pazar çesitlendirmesi politikaları gerekmektedir." diyerek şöyle devam etti: "Bu kapsamda sağlık turizmi açısından son derece gelişmiş ve avantajlı bir ülke olan Türkiye’nin Romanya’da tanıtılması gerekmektedir."


Karamancı, Türk ve Romen sirketleri arasındaki ticari işbirliginin Romanya'da faaliyette bulunmak isteyen üçüncü ülkelerden yatırımcılar için de bir cazibe unsuru olması gerektigini ifade etti.


Konsey Başkani, Türk-Romen Iş Konseyinin Derneğimiz (TİAD)  ile yakın bir işbirliği içinde olduğunu ve tarım, sanayi, turizm ve lojistik alanlarinda ortak faaliyetler organize etmek arzusunda oldugunu da kaydetti.
Karamancı, "Iki ülke arasındaki ilişkilere bir stratejik çerçeve getirilmesi, ikili ticaret hacminin ve kültürel etkileşimin gelişmesine mutlaka olumlu katkı yapacaktır." dedi. setimes

 Büyüyen Türkiye, üyeliği kapan Hırvatistan oldu.. Avrupa Birliği'ne katılma müzakerelerine 3 Ekim 2005'te başlayan Türkiye ve Hırvatistan aradan geçen 8 yıl içerisinde ekonomik büyüme ve gelişme açısından büyük farklılık gösterdi..


Türkiye, bu dönemde ekonomik açıdan büyük başarılara imza atarken, müzakere sürecini tamamlayıp AB'ye üye olan ülke ise makro ekonomik göstergeler açısından "zayıf bir karneye sahip" Hırvatistan oldu. AB, Hırvatistan'ı 1 Temmuz itibariyle tam üyeliğe kabul edecek.
 
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa İstatistik Kurumu (Eurostat) verilerinden alınan bilgilere göre, Hırvatistan'ın, tam üyelik müzakerelerine başladığı 2005'teki Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSYH) 44 milyar 785 milyon dolar seviyesinde bulunurken, 2012'de 57 milyar 102 milyon dolara yükseldi. Söz konusu rakamın 2013'te ise 60 milyar doları aşması bekleniyor. Dolayısıyla Hırvatistan, bu dönemde GSYH'sini yüzde 34,2 artırmış oldu.
 
Türkiye'nin ise 2005'te 482 milyar 685 milyon dolar olan hasılasını, 2012'de 794 milyar 468 milyon dolara, bu yılın sonu itibariyle de 851 milyar 817 milyon dolara yükseltmesi öngörülüyor. Böylece Türkiye söz konusu dönemde GSYH'sini yüzde 76,4 artırmış olacak.
 
-Gelirimiz Hırvatistan daha fazla arttı
 
Söz konusu dönemde Hırvatistan'ın kişi başına düşen geliri milli geliri de Türkiye'den daha az oranda gelişim gösterdi. 2005'te Hırvatistan'da kişi başına gelir 10 bin dolar seviyelerinde bulunurken, bu rakamın 2013 sonunda 13 bin 654 dolara yükseleceği tahmin ediliyor. Dolaysıyla ülkenin milli gelirinde 8 yıllık dönemdeki artış yüzde 35'ler seviyesinde gerçekleşmiş olacak.
 
Türkiye'deki kişi başına gelir ise bu dönemde hızlı bir yükseliş sergiledi. Ülkenin 2005 yılındaki kişi başına düşen geliri 7 bin dolarlar seviyesinde bulunurken, bu rakamın 2013 yılında 11 bin 236 dolar olması bekleniyor. Böylece ülkenin kişi başına düşen gelirindeki artış oranı yaklaşık yüzde 60 olacak.
 
- Hırvatistan'ın kamu borcu sınırda
Hırvatistan ekonomi karnesinin temel göstergelerinden olan kamu borcunun GSYH'ye oranı açısından da negatif bir görünüme sahip. Ülkenin kamu borcunun GSYH'ye oranı 2005 yılında yüzde 38'ler seviyesinde bulunurken, bu rakamı 2013 yılında yüzde 59,5 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Söz konusu rakamın 2014 yılından itibaren ise yüzde 60 olan Maastricht kriterlerini aşacağı tahmin ediliyor.
 
Türkiye ise bu dönemde kamu borçları açısından çok parlak bir dönem geçirdi. Ülkenin kamu borcunun GSYH'ye oranı 2005'te yüzde 52,7 seviyesinde bulunurken, bu oran yıllar içerisinde aşağı yönlü bir trend yakaladı, söz konusu rakamın 2013'te yüzde 35'ler bandına gerilemesi öngörülüyor.
 
-Hırvatlar iş bulmakta zorlanıyor
 
Hırvatistan ekonomisinin söz konusu dönemde mücadele ettiği bir diğer alan ise işsizlik oldu. Hırvatistan'ın 2005 yılında 12,7 olan işsizlik oranı, takip eden yıllarda dalgalı bir seyir izledi. Ülkenin işsizlik oranı son 4 yıl içerisinde yükselme trendine girerken, bu rakamı 2012 yılı sonu itibariyle yüzde 15'lerin üzerine çıkması öngörülüyor. Eurostat verilerine göre ise Hırvatistan'ın bu yılın nisan ayındaki işsizlik oranı yüzde 18,1 seviyesinde bulunuyor.
 
Türkiye, 2005-2013 yılları arasında işsizlikte dalgalı bir seyir izlese de son 3-4 yıllık dönemde işsizlik oranını azaltmayı başardı. Ülkenin 2005'te yüzde 10,5 olan işsizlik oranı, 2009 yılında yüzde 14'ler seviyesine kadar yükselmiş olsa da bu oran daha sonra yüzde 9 bandına yerleşti. Türkiye'nin işsizlik oranının 2013 sonu itbariyle yüzde 9,3 olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

 

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Ankara’da Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu Toplantısına katıldı.

 

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, yaptığı konuşmada 50-60 senelik bir mirasın sonucu olarak bugün 6 milyona yakın Türk vatandaşının yurtdışında bulunduğuna işaret etti.

Avrupa’ya çalışmaya giden Türklerin, insan gücü ihtiyacı sona erince ülkelerine geri döneceklerinin düşünüldüğünü, bununla birlikte zaman içinde gittikleri yerlerde kendi kimlik ve kültürlerini yaşayan kitlelerin oluştuğunu ifade eden Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Onların haklarını, hukukunu korumak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin onurudur” dedi.

Yurtdışında yaşayan Türklerden, bulundukları ülkelerin vatandaşlarına dost gibi yaklaşmalarını isteyen Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ırkçı kesimler bulunabileceğini ancak onların nefretine aynı şekilde karşılık verilmemesi gerektiğini kaydetti. Davutoğlu, yurtdışında daha çok sayıda insanı “Türkiye dostu” yapmanın, kendilerine verilebilecek en büyük destek olacağının altını çizdi.

Özgüvenin, bir milleti ayakta tutan en önemli psikolojik güç olduğunu belirten Dışişleri Bakanı Davutoğlu “Her siyasi sorunu aşarız, her kültürel meseleye çözüm buluruz, her ekonomik krizi aşarız, yeter ki özgüvenimiz olsun.” dedi. Türkiye'nin son 10 yılda ekonomide ve dış politikada elde ettiği başarıları anlatan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bütün bu kazanımların arkasında özgüvenin yattığını ifade etti.

Kültürel sorunlara değinen Dışişleri Bakanı Davutoğlu, yeni nesillerin kültürel kimliklerini korumak için her türlü tedbirin alınması gerektiğini söyledi. Ayrımcılığın engellenmesi ve farklılıkların bir çatışma unsuru olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Dışişleri Bakanı Davutoğlu, yabancı düşmanlığının önemli bir tehdit olduğunu ifade etti.

Ekonomik ve siyasi alandaki gelişmelere de dikkati çeken Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Artık ekonomik olarak çalışmak ve sadece karnını doyurmak için giden bir Türk diasporası yok, orada bulunan ülkelerin insanlarına da istihdam sağlayan büyük bir girişimci zümresi var” dedi. Siyasal katılımın önemini de vurgulayan Dışişleri Bakan Davutoğlu, yurtdışındaki Türklere bulundukları ülkelerin kaderiyle ilgilenme ve siyasete katılma çağrısında bulundu.

Çifte vatandaşlık sorununun çözümü için her türlü çabayı gösterdiklerini kaydeden Dışişleri Bakanı Davutoğlu, vize konusunda da ilerleme sağlandığını belirtti.

Yurtdışında yaşayan Türklerin, Türkiye'deki seçimlere katılımının da önemli olduğunu ifade eden Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “Önümüzdeki dönemde yapılacak seçimlerde vatandaşlarımıza bulundukları yerlerde oy kullandırmak üzerimize bir vecibe” ifadesini kullandı.

invest in turkey 2