Untitled Document
Turkish (TR)Romanian (RO)
FacebookTwitter
TİAD 'Romanya-Türkiye Ekonomik ve Ticari İlişkilerin Geliştirilmesi' Panelini Athenee Palace Hilton'da düzenledi.
Romanya ihale bilgileri için linkler:

TUR-GO

 

  Yeni kurallarla restoran ve kafelerin, menülerde aralarında fındık, gluten, laktoz, soya sosu ve süt gibi 14 farklı alerjeni belirtmesi gerekecek.  Alerjenlerin belirtilmesi şu ana kadar yalnızca önceden ambalajlanmış gıdalarda zorunluydu.Nano bileşenlerin de içindekiler listesinde bulunması gerekecek. Yağların üretiminde kullanılan, ayçiçeği, palm ve zeytinyağı gibi bitkilerin belirtilmesi şart olacak.

Avrupa Birliği'nin yeni etiketleme kuralları yürürlüğe girdi. Uygulamanın amacı, tüketicilerin satın aldıkları ve yedikleri ürünlerle ilgili daha açık ve doğru bilgilere sahip olması. 

   Taze koyun, keçi ve kanatlı etlerinin menşelerinin en az 1.2 milimetrelik harflerle belirtilmesi zorunlu olacak.
Avrupa Komisyonu'nun sağlık ve gıda güvenliğinden sorumlu üyesi Vytenis Andriukaitis, yeni kurallarda tüketicilere öncelik verildiğini, ancak kuralların işletmeler için de uygulanabilir olacağını söyledi.
Avrupa gıda ve içecek sektörü, düzenlemelere zamanında uyum sağlayabilmek için geçtiğimiz yıllar boyunca çok çalıştıklarına işaret etti.
FoodDrinkEurope Genel Direktörü Mella Frewen, 'Yeni mevzuatın bazı bölümlerinin yorumlanmasında bazı belirsizlikler halen bulunsa da, üyelerimiz tüketicilerin bilinçli tercihler yapabilmesi için bilgileri açık ve anlaşılır bir şekilde sunma konusunda kararlıdır' dedi.

   Frewen, sektör olarak mevzuatın, özellikle AB ortak pazarında ticari engeller oluşmasının önüne geçmek için ulusal düzeyde uygulanışını da yakından takip edeceklerini söyledi.
Avrupa Tüketici Örgütü (BEUC), 2013'te tüketicilerin güvenini sarsan at eti skandalının, gıdalarda daha net bilgi sunulmasını zorunlu kıldığını söyledi.
   BEUC Genel Direktörü Monique Goyens, 'Tüketiciler genelde gıda alırken acele ediyor; bu sebeple içerik bilgilerinin ambalajların arkalarına gizlenmesi, fazladan çaba sarf etmelerini gerektiriyor. Bu gibi önemli bilgilerin göz önünde olması gerekir. Gıda üreticileri, porsiyonları belirlerken serbest olmaya devam edecek. Dondurulmuş piza ve yoğurt gibi tek kişilik yiyeceklerin porsiyonları açık; ancak aynı şeyi tahıllar ve çorbalar gibi gıda ürünleri için söyleyemeyiz. Gerçekçi olmayan porsiyonlar, sağlıklı olmayan içerik miktarlarının üzerini örtüyor ve düzenleyiciler, porsiyonlarla ilgili de rehberlik sunmalı' dedi.
Ancak yeni bir at eti skandalının yeni kurallarla önlenebilip önlenemeyeceği tartışmalı.
Goyens, 'Taze etlerin menşei yeni kurallarla daha az gizemli hale gelecek. Nihayet bir hayvanın hangi ülkede yetiştirildiği ve kesildiği görünür olacak. Ancak doğum yerinin belirtilmesinden niye vazgeçildiğine dair geçerli bir sebep göremiyoruz. Tüketiciler tam menşe bilgisi istiyor, bilgilerin kırıntılarını değil' dedi.

   Gıda sektöründe faaliyet gösterenlerin, 13 Aralık 2014'te yürürlüğe giren yeni kurallara uyum sağlaması için üç yıllık bir geçiş dönemi söz konusu oldu. Enerji, yağ, doymuş yağlar, karbonhidrat, şeker, protein ve tuz gibi besleyiciliğe ilişkin yeni, zorunlu bildirimler, 13 Aralık 2016'dan itibaren yürürlüğe girecek.

 

 


   Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis parti liderleri ile yaptığı toplantı sonrası savunma bütçesini 2017 yılına kadar gayri safi milli hasılanın yüzde 2'sine ulaştırmayı hedeflediklerini söyledi.

   Iohannis'in parti liderleriyle yaptığı ilk toplantının başlıca konusu güvenlik oldu. Parti liderleriyle toplu ve tek tek görüşen Iohannis ülke savunma bütçesinin arttırılması konusunda bütün liderlerden tam destek sözü aldı. 2017 yılına kadar savunma bütçesini gayri safi milli hasılanın yüzde ikisine çıkarma hedefi tüm parti liderlerinden tam onay aldı. 

   Toplantı sonrası basına konuşan Cumhurbaşkanı Iohannis, 25. yılını kutladığımız devrim sonrası ilk defa tüm siyasi partileri ortak bir kararda buluşmuşlardır. Savunma bütçemizi 2017 yılına kadar yüzde 2'ye çıkarmak istiyoruz. Sınırlarımızın diğer tarafında askeri güç kullanılarak yeni sınırlar çiziliyor. Elbette Nato ve Avrupa Birliği bir güvencedir. Ancak bu güvence, olduğumuz yerde oturup başkalarının bizi korumasını beklememiz gerektiği anlamına gelmez. Bölgede önemli ve sorumlu bir ulusuz. Romen ordusu olarak modern ve teknolojik kapasitemizi artırmamız gerekli." dedi.


   Avrupa’da 0 kilometre otomobil satışları son 6 yıldır ilk defa yükselişe geçti. Otomobil üreticileri 2014’te yüzde 5,7 artış yakalayarak 12,5 milyon adet araç satmayı başardı. Satışlarını en çok artıran firmalar ise ucuz modelleriyle ön plana çıkan Skoda, Dacia ve Nissan oldu.

   Kriz öncesine oranla satış rakamları hala çok sönük de olsa piyasadaki canlanma üreticilerde memnuniyet yarattı. Zira sektör satışlarda 2012’de yüzde 8,2, 2013’te ise yüzde 1,7’lik azalışın önüne geçememişti. Öte yandan 2014’te küresel mali krizden çıkış sinyalleri veren İspanya’da satışlar 2014’e oranla yüzde 18 arttı.  İkinci sıradaki İngiltere’deyse araç satışları yine bir önceki yıla oranla yüzde 9,3 yükseldi. Fakat uzmanlara göre bu artışın kaynağında tüketici güveninin artması değil hükümet yardımları ve markaların önemli indirimleri bulunuyor.

 

 

   Avrupa Merkez Bankası (ECB), ilk kez 2012 yılında gündeme getirdiği varlık alım programına Mart 2015 ayında başlama kararı aldı. ECB parasal genişleme politikasıyla ekonomiye en az 1.1 trilyon Euro para enjekte ederek bankaları daha çok kredi vermeye teşvik etmeyi ve Euro Bölgesi'nde deflasyon tehdidinin önüne geçmeyi hedefliyor.

   ECB, Mart 2015'ten itibaren her ay kamu ve özel sektörden 60 milyar Euro değerinde varlık alımında bulunacak. Programın en az Eylül 2016 sonuna kadar sürmesi bekleniyor. Bununla birlikte programın ucu, enflasyon hedefleri yakalanana kadar açık tutulacak.

ECB Başkanı Mario Draghi, toplantının ardından yaptığı açıklamalarda 'Enflasyon dinamikleri beklediğimizden daha olumsuz seyretti' dedi ve aldıkları önlemlerle eflasyonun, yüzde 2'nin biraz altı hedefine doğru yükselmesini beklediklerini söyledi.

ECB para politikası toplantısından faizleri ise yüzde 0.05'te sabit tutma kararı çıktı.

Euro Bölgesi'nde fiyatların geçtiğimiz Aralık ayında yüzde 0.2 ile beş yıldır ilk kez düşmesinin ardından ECB'nin tahvil alım programını başlatmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu.

   Bu beklenti sebebiyle İsviçre sürpriz bir şekilde para birimini Euro karşısında sabitleme politikasından vazgeçmiş ve para birimini Euro karşısında sabitleyen bir diğer ülke Danimarka da faizleri düşürmüştü.

Almanya ve Hollanda gibi bazı ülkeler, ECB'nin para basarak tahvil almasına, daha zayıf Euro Bölgesi ülkelerin yükünü üstlenmeleri gerekeceği için şiddetle karşı çıkıyordu.

   Draghi, Yönetim Konseyi'nde tahvil alım programını başlatmak kararıyla ilgili 'büyük bir çoğunluk' bulunduğunu ve bu sebeple oylamaya gitmelerine gerek kalmadığını söyledi.

Küresel mali kriz yıllarında aralarında ABD, İngiltere ve Japonya'nın da bulunduğu pek çok ülke, ECB gibi parasal genişlemeye gitmişti. ECB, tahvil alım programını ilk kez 2012 yılında Euro Bölgesi ülkelerinin borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutabilmek amacıyla gündeme getirmişti.

   ECB, açıkladığı program çerçevesinde Yunanistan ve Güney Kıbrıs gibi kurtarma programı kapsamındaki ülkelerin de tahvillerinin alınabileceğini, ancak bunun daha katı şartlara bağlı olacağını açıkladı.

invest in turkey 2